ÇOK OKUNANLAR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ali Çatakçın
a_catakcin57@hotmail.com
Dersimliler hırsıza ve katile itibar edermi?
11 Şubat 2014 Salı Saat 17:16


Mart ayı yaklaştıkça, Devlet partilerinin Dersim üzerine hesaplarıda çeşitlilik kazanıyor. Aşiret ilişkilerinden ailevi ilişkilerdeki çelişkilere kadar kulanılacak ne kadar olumsuzluk varsa kulanılıyor.

Şu anda bu hesapların iki hamisi CHP ile AKP’dir. Düzenin diğer partilerinin esamesi okunmaz Dersimde.

CHP Türk devletini ve Türk ulusunu kuran partidir. Dünya’da eşine ender, hatta hiç rastlanılmayacak bir vaka.

Ulus Devletler, toplumsal gelişmenin ve olgunlaşmanın bir ihtiyacı olarak ortaya çıktı. Bu acıdan altan gelen toplumsal dalganın bu yapılanmada önemli rolü olmuş, bu Rol  bu kuruma ‘demokratik’ bir sıfat’ta kazandırmıştır.

Kısaca; önce ulus olarak tabir edilen halk topluluğu, bu halk topluluğunun üzerinde yoğun olarak yaşadığı topraklar ve diğer ortak toplumsal özellikler oluşmuş...Daha sonra, öncülüğünü egemen sınıflar yapmış olsada, ulus devletler önemli oranda Ulus olarak ifade edilen toplumun onayı ve desteği sonucu ortaya çıkmıştır.

Türk devletinin ve Türk ulusunun ortaya çıkışı bu şemaya hiç uymuyor.Çünkü devleti de ulusu da yaratan bir parti.

Bu Partinin devletini ve ulusunu kabul etmeyen her kesim düşman ilan edilmiş, düşman ilan edilen bu kesimlere karşı soykırım dahil her türlü imha yöntemine baş vurulmuştur.

Ermeni, Asuri-Suryani, Rum ve Kürdlere karşı girişilen katliam ve soykırım politikaları sunni Ulus ve Ulus Devlet yaratma politikasının bir sonucudur.

Bu katliamlarla farklı etnisiteye mensup halk guruplarını ya yok etme, yada türkleştirme hedeflenmiştir.

Ermeni, Asuri- Süryanilerden sonra en çok katliama ve soykırıma tabi tutulan halk gurubu Kürdler olmuştur.

Dersim bu soykırım zincirinin son halkasıdır. Fiziki soykırım itibarıyla zincirin son halkası olan Kürdler, fiziki olarak yok edilmedikleri için, devamla soykırım politikasının hedefi olmak durumunda kalmışlardır.

Bütün Kürd katliam ve soykırımlarında politikanın ürüticisi ve uygulayıcısı CHP olmuştur. Bu anlamda CHP hem fermanı yazan hemde uygulayan celattır.

Her seçim döneminde CHP Dersimde tek parti olmuştur. Bu akıllara durgunluk veren bir durum. Bunu nasıl acıklamak gerekir?

CHP’den ayrılmayan Kürdler için Kürdcede bir tabir var: ‘’Kurt tarafından ısırılan Koyun, kendisini  ısısran kurdun peşine takılır.’’

Bu durumun bilimsel tanımı ise, Stockholm Sendromu olarak tanımlanır.

Stockholm sendromu, Rehin kendisini rehin alan kişiyle birlikte kaldığı süreç içinde rehineciye karşı  duygusal ilişki, sempati ve ona bağımlılık olarak tarif edilebilinecek bir ilişki geliştirir.

Dersimlilerin CHP sempatiside ancak bu sendromla açıklanabilir. Aksi halde, başında kim olursa olsun, sloganı ne olursa olsun Dersimlilerin soykırımını hazırlamış ve uygulamış bir partinin peşinde gitmek aklı selimin işi değil.

AKP Devlet partisi olması yanında aynı zamanda ‘Din’ tücarı bir teşkilattır. Cem evine cümbüş evi, Alevilere ‘farisi,’ diyen, Alevilerin her köyüne Cami (Tarihte yavuz yapmıştı) diken bu partinin başı ve Türk başbakanı olan şahıstır.

Aleviler düşünüyormu ki, AKP devletinde kendilerine yaşama hakı vardır? Şayet bu kadar naif düşünülüyorsa, sadece büyük şehirlerde oluşan ‘mahale baskısına,’  yeme, içme, giyim ve kuşama getirilen yasaklara dikkat etseler, AKP’nin nasıl toplumsal bir projeye sahip olduğunu göreceklerdir.

Ayrıca AKP’nin peşine takılmış gerçek inanç insanlarıda yalnış bir yoldalar. İktidara, yolszluk,yandaşlık ve yoksullukla mücadele sloganı altında taşınan AKP, Türk Devlet geleneğini onere ederek,  en büyük hırsızlar çetesini oluşturmakla tarihe imza  attı. 

CHP’den devr aldığı katliamcı Devlet geleneğini, çağın şartlarına uyarlayarak, daha katı bir şekilde sürdürmesine ek olarak, Şeriat yasalarıyla yönetilecek toplumsal hafıza ve zihniyet ortamını önemli ölçüde hazırlamış bulunuyor. 

APK zihniyetinin potansiyel hedefi sadece Kürdler ve müslüman olamayan azınlıklar değil, en büyük potansiyel defelerden biride Alevilerdir. Belki sıralamaya göre Kürd Aleviler öncelikli ama,  Aleviler bbir bütün olarak bu zihniyet için potansiyel suçlu olarak algılanmakta. 

Dersim’de katliam oldu diyen Başbakan, Roboski katliamını temize çıkarmak için elinde geleni yapıyor. Katliamın ilk gününde katliamcıları tebrik eden Başbakan, olayın planlı bir katliam olduğu ortaya çıkınca ‘’Sorumlular ortaya çıkarılacak’ söylemiyle Kürd halkını ve Türkiye halklarını oyalamaya çalışmıştır. Daha sonraki süreçte Başbakanın tavrı, Roboski katliamını ve katliamcılarını temize çıkarmak şeklinde olmuştur. 

Türk başbakanı baş kumutan olarak bu katliamın esas sorumlusudur.Bu açıdan kurtarmaya çalıştığı şahis ve kurum,kendisi ve kendisinin başında olduğu kurumdur.

Başta Dersimliler olmak üzere, bütün Aleviler, gerçek inançlı mülümanlar, müslüman olmayan diğer dini azınlıklar Mart seçimlerinde oyunu bu iki partiye vermemeli. Bu Dersimliler için bir onur, bir hesaplaşma olduğu kadar, diğer Aleviler, dini azınlıklar ve gerçek dindarlar için inanç, etnisite ve farklılıklarını istismar eden bu kast kurumlarına verilmiş bir cevap olacaktır.

Aleviler başta olmak üzere, bütün gerçek dindarlar, dini azınlıklar ve azınlık etnisitelerin BDP etrafında toplanması gerekiyor. Çünkü BDP Devlet aygıtına hakim olma gayesiyle yola çıkmış bir parti değil. BDP  farklı inançların, etnisitelerin, Din ve Millet guruplarının bir arada yaşayacağı, çoğulculuğun ve demokratik hoş görünün egemen olduğu bir toplum formasyonu için çaba sarf ediyor. Bu açıdan bütün ezilen ve horlananların birleşeceğe yer BDP’dir!

Mart seçimlerei dersimliler için, 1937-38 soykırımıyla bir hesaplaşma, kendi katilini, soykırımcısını deşifre etme, ezilen Türkiye halklarına ve dünya kamu oyunu soykırımcıların sucunu duyurma olarak anlaşmalı! 

Mart seçimlerinde bütün onurlu dersimlilerin oyu BDP’ye gitmeli! Devlet Partilerine gidecek her oyun Dersim şehitlerinin, Seyit Rıza’nın kemiklerini sızlatacağını unutmamak gerekiyor! Bu Dersim şehitlerine karşı olduğu kadar, Dersimin gelecek nesillerine karşı bir sorumluluk gereğidir! Hiç kimse gelecek nesiller tarafında lanetlik olarak anılmak istemez!


08.12.2014

Bu yazı toplam 1784 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Esra ÇİFTÇİ
Mesele sistemdir
Can KASAPOĞLU
Dersim Kazanacak
Mustafa ŞEN
Tarihi Sorumluluk
Fadıl Öztürk
Armağan olsun
Nesimi ÖZGECAN
Kestane Şekeri
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Dersim'de Baraj yapılmalımı?
Evet Yapılmalı
Hayır Yapılmamalı
Kararsızım