ÇOK OKUNANLAR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Can KASAPOĞLU
kulyutmaz@hotmail.com
Dersim Kazanacak
04 Mart 2014 Salı Saat 16:28

'Dersim'de kim kazanacak?' sorusuna en doğru cevap 'Dersim Kazanacak' olacaktır

'Birinci dünya savaşı sonrası Padişahın karşısına son kez çıkan Mustafa Kemal, 'Kürtlere ve Ermenilere Devlet kurdurtmayacağım' sözünü vererek Karadeniz üzeri, Kürdistan ve Anadolu'ya geçer. 'Kurtuluş savaşı(!)' sonrası ise birlikte kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası (sonradan CHP) öncülüğünde '37-38 Dersim Soykırımı'nı tamamlar.' (Belge ve Tanıklarıyla Dersim Soykırımı, Nüjen yayınları, M.Kalman)

Verdiği sözü tutarak ne Ermeni'ye ve nede Kürtlere, kendi ana topraklarında bir devlet kurtdurtmamanın yanı sıra M.Kemal, başta Aleviler olmak üzere, azınlıklara, kimlik ve inançlarına karşı imha, inkar ve asimilasyon, sürgün politikaları hayata geçirir.

1924 Anayasası ile Alevilerin inanç merkezleri kapatılır, yasaklanır iken 'Diyanet' kurularak 'tek millet, tek din ve tek dil'in temelleri atılır.

Hemen sonrasında ise çok açık bir şekilde Mustafa Kemal Atatürk'ün CHP'si yada CHP'li M.Kemal, 'Mesuliyeti üzerime alıyorum, vuracağız Dersim'i' diyerek vurdu..

Yine 1937'de başbakan olan CHP'li İsmet İnönü, Seyid Rıza'ların idamından sonra; ' Dersim meselesini ortadan kaldırdık, Dersim müşkilesinden kurtulduk. Dersim'i her türlü askeri hareketlerle temizledik' diye beyanda bulunur..

Kısaca, başta CHP olmak üzere gelmiş geçmiş tüm düzen partilerinden AKP'ye kadar, cumhuriyet rejimi ile Dersim arasında 'kanlı' bir ilişki olagelmiştir.

Bu kanlı ilişkide ise vurulan hep Dersimli ve Aleviler, vuranlar ise hep aynı merkezden olmuşlardır.

30 Mart seçimlerine sayılı günler kala 'Dersim'de kim kazanacak?' sorusu gündemdedir.

Geçmişiyle yüzleşemeyen, Dersimlilerden bir özür bile dilemeyen, hatta ve hatta 'Dersiğm'de olup-bitenleri büyütmemek gerekir' diyecek kadar da adeta Dersimlilerle alay etmeye kalkışan CHP, 'Dersim'de demokrasi güçleri ve Mazlumlar kazanmayacak' şiarı ile Dersim'e seferler düzenlemeye başladı ve Ankara adına oy avcılığına çıkmaya başladı..

Bir diğer boyutu ilede her seçim öncesi olduğu gibi yaklaşan 30 Mart yerel seçimleri öncesinde de özellikle Dersim'de 'ittifaklararası' görüşmeler, tartışmalar yaşanır.

Tarafların 'ittifak' arayışları ve 'ben de varım'cılar ile sürdürülen tartışmalar belli bir noktaya, bir olgunluğa eriştiğinde ise sihirli bir el çıkar ve bir oldu-biiti ile onca zamandır sürdürülen tartışmalar sonuç alınmadan bitirilir.

Sonrasında ise, 'biz demiştik, şöyle olmalıydı-yok böyle olacaktı vb' açıklamalar ile yanlışlık, eksiklik ve yetmezlik hep karşı tarafa atılır.

Sonuç olarak bu tartışmaların demokratik ve şeffaf olduğu kadar sonuç itibari taraflardan birinin istemleri, beklentileri doğrultusunda sonuçlanmadığı andan itibaren ise başka bir yöne doğru kayması kaçınılmaz olur ve ortada 'ittifak' yerine 'karşıt' duruşlar başlar.

Aslına bakılırsa bu 'karşıt' yada 'parçalı' duruş öncesinden var olan bir olgudur ve esas olarak seçim öncesi sürdürülen 'ittifak' arayışlarında ortaya çıkan 'anlaşmazlık' veya görüş ayrılığı ile alakalı bir durum değildir.

Bu yaklaşımın kökleri derinde olmakla birliklte geleneksel hale getirilmiş veya getirilmek istenmektedir.

Bununla beraber benzer yaklaşımların ise başkent kulislerinde 'titizlikle' CHP-AKP + Devlet' tarafından izlenildiğinide unutmamak gerekir. Kimlerin hangi adaylara hangi sözleri verdiğini ve sonraki genel seçimlerde kimlerin milletvekili olup-olmayacağı tartışmaları daha şimdiden yapılmaktadır.

Tartışmaların ortak hedefi ve amacı ise Dersim'i düşürmeye yöneliktir..

Mazlumların cephesi ve bu cephenin başını çeken BDP'ye kazandırmamaktır..

Devlet için CHP, AKP veya bir başka gücün kazanınp-kazanmaması çok önemli değildir. 'Yeterki BDP kazanmasın' mantığıyla her yolu ve her dedikodu-yu, vs yayıp bunları öne çıakrarak hedefine ulaşmak istemektedir.

Demokrasi güçlerinin moralini bozarak, piskolojik olarak 'kazanamayız' anlayışını geliştirerek her türlü 'osmanlı oyununu ve işbirlikçilerini' devreye sokmaya çalışmaktadır..

Dikkat edilirse ise yine tüm CHP'li Belediye Başkan Adaylarının imzalayacakları 'Taahhütnamenin' hemen girişinde;
'Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkan Adaylığı sıfatıma yüklediği tarihsel sorumluluğun bilincinde olarak, halkımızın yüksek iradesiyle göreve getirildiğim takdirde:
Anayasa ve yasalara bağlılık içinde; Atatürk ilke ve devrimlerinin yol göstericiliğiyle; Cumhuriyet ideallerine sahip çıkarak; Ulusal, toplumsal ve kamusal yararı her türlü yarardan üstün ve değerli görerek tüm gücümle çalışacağıma, Belediyenin sahip olduğu bütün yetki ve kaynakları' vs diyerek devam edip giden bir and, bir yemin var.. 

Şimdiki CHP'nin bu yemini ve Ata'ya bağlılığının ne anlama geldiğini ise Dersimlilere ve Alevilere bırakmak gerektiğine inanıyorum.. Yukarıda, 'bağlı' oldukları kurumun ve onun yöneticilerinin, Dersim'de yaşayan halklara ve inançlarına neler yaşattığını yine en iyi bilenler bu coğrafyada soykırım ve katliamlardan kıl payı kurtulan Dersimliler bilmektedirler..

Dolayısıyla Dersim'in Kürt ve Alevi halkının 37-38 Dersim Soykırımı'nı unutarak bu soykırımın sanığı konumundaki CHP'ye oy vereceklerini düşünmek bile istemiyorum..

Bu anlamda 30 Mart'ta Dersimlilerin, ‘CHP sınavı’ndan yüz akıyla geçeceklerine olan inancımı belirtiyor ve 'Dersim Kazanacak' diyorum.. 

Bir başka deyimle; 'Dersim'de kim kazanacak?' sorusuna en doğru cevap 'Dersim Kazanacak' olacaktır..

Newededersim

Bu yazı toplam 2047 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Esra ÇİFTÇİ
Mesele sistemdir
Can KASAPOĞLU
Dersim Kazanacak
Mustafa ŞEN
Tarihi Sorumluluk
Fadıl Öztürk
Armağan olsun
Nesimi ÖZGECAN
Kestane Şekeri
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Dersim'de Baraj yapılmalımı?
Evet Yapılmalı
Hayır Yapılmamalı
Kararsızım