ÇOK OKUNANLAR
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TC'de 'su kuraklğı' var(mış)!
21 Şubat 2014 Cuma Saat 09:33
Birkaç haftadır TC'deki basında, kuraklıkla karşı karşıya olduğumuz belirtiliyor.

Ercan AYBOĞA

Geçen ve bu yıl yağışın belli oranda azalması nasıl oluyor da hemen bir 'su krizine' dönüşüyor? Hükümet ve burjuva basının cevapları çok yanlışlarla dolu, ancak sol, ekolojik ve eleştirel basın da eksik ve yanlışlarla dolu haberler geçiyor. Bunlardan biri 17.2.2014 tarihinde Bianet sitesinde "Su Paniği Yaşıyoruz; Çünkü Hazırlıksızız" başlıkla yayınlanan haberdir. Bir DSİ yöneticisiyle yapılan röportajda yazılanlara bir yakından bakalım.
DSİ yöneticisi en başta 'suyun verimli kullanmasından ve depolama kapasitesini arttırmasından' bahsediyor.
Birinci nokta doğru, su daha verimli kullanılmalı. Ama bu konuda görev en başta DSİ'ye düşüyor.  Suyun TC'de yüzde 80 sulama için kullanıldığı hatırlatarak, sulama tekniğin en ilkel tarzda yapıldığını bilmek gerekir.  Açık kanallar ve 'vahşi sulama' metodu (suyun olduğu gibi tarım alanların üzerine bırakılması) yerine kapalı kanallar ve özellikle damla veya basınç sistemi kullanılabilinir.  Böylece yüzde 50'ye varan tasarruf çok kolay ve hızlı gerçekleştirilir. Tabi ki asıl sorun şu: Mevcut su miktarı belli, tarım alanların çoğunu niye sulamak zorundayız? Endüstri de suyu hiç verimli kullanmadığını bildiğimiz halde devlet buna karşı ne gibi önlemler alıyor? Fiiliyatta hiç!
İkinci noktayı doğru bulsak da bu mantık her yere daha fazla ve daha büyük barajlar yapma sonucu çıkarıyor. Bunun yüzbinlerce insanın göç ettirilip yoksullaşması, doğanın en zengin alanları olan akarsuların yok edilmesi ve dünya açısından çok önemli olan kültürel mirasın yok olması anlamına geldiğini bilmeliyiz. Çözüm başta tarımda olmak üzere suyun kullanımı azaltmak, bunun için aşırı ihracata dayalı olan tarım politikasından vazgeçmek, kentlerin büyümesini durdurmak (yani kırsal alanları daha fazla sosyo-ekonomik olarak desteklemek), enerji ve madde tüketimin artmasını yavaşlatıp durdurmak, tarım ve sanayide suyun doğru metodlarla daha verimli kullanmasını zorlamak vs.
Ardından DSİ yöneticisi şunu diyor: '...bu konuda çok hızlı kararlar verip uygulamaya geçirebilecek bir... merkezi planlamaya ihtiyaç var.' Asıl sorun, su yönetiminde Ankara'nın halkları dikkate almadan ve sermayeyi düşünerek planlamaları hayata geçirmesidir. Yetkiler havza boyutunda yerele devredilmesi durumunda daha doğru kararlar çıkacaktır. Yerel yönetimler, etkilenen insanlar, meslek örgütlemeleri ve STK'lar yerelin ihtiyacını (doğanın fazla yıkılmaması da dahil) düşünür. Bundan dolayı biz baraj ve HES mağduru hareketler 'demokratik-ekolojik su havza yönetimini' talep ediyoruz.
En son DSİ yöneticisi su 'kaynakların kamusal olmasını' belirtiyor. Bu doğru, ama TC gibi bir devlet, 'suları' sözde kamusal yönetse de bütün projelerinden şirketler kar ediyor. Büyük barajlar çoğu zaman 'yap-işlet-devret' modeliyle on yıllardır özelleştiriliyor. Büyük sulama projelerinden genelde şirketler faydalandığını, suyu çok aşırı kullanan endüstriye devletin düşük ücrete verdiğini ve bu devlet yerel yönetimlere zorla su fiyatını yükselttiğini biliyormusunuz? 8 yıldır özel şirketlere yüzlerce HES inşasının önünün açılmasıyla bu ticarileşme ve özelleştirmenin ilerisini yaşıyoruz.
Bahsı geçen yazıda İstanbul'un su sıkıntısından bahsedilir. İstanbul daha çok kuraklık yaşayacaktır, çünkü 15 milyon insanın bir merkezde yaşaması anormal bir durumdur.  Bu kent büyüdükçe 'su sorunu' asla çözülmez ve son ormanları da kısa sürede yok edilir. Tek çözüm İstanbul nüfusunun stratejik bir yaklaşım konsepti çerçevesinde küçültülmesi.  Şu an 150 km uzakta bir nehrin suyun İstanbul'a taşındığını biliyormusunuz? İstanbul gibi mega kentler çevresindeki doğa ve kaynakları yutan bir canavara dönüşüyorlar. Mega kentler stresliler, hava kalitesi düşük olduğu için sağlık açısından riskliler, emlak spekülasyonundan dolayı barındırdığı insanlara yüksek ücrette ev kiralatır; yine ulaşım apayrı bir sorun.

Newededersim

Bu yazı toplam 922 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Esra ÇİFTÇİ
Mesele sistemdir
Can KASAPOĞLU
Dersim Kazanacak
Mustafa ŞEN
Tarihi Sorumluluk
Fadıl Öztürk
Armağan olsun
Nesimi ÖZGECAN
Kestane Şekeri
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Dersim'de Baraj yapılmalımı?
Evet Yapılmalı
Hayır Yapılmamalı
Kararsızım